Öfke krizine giren çocuk nasıl sakinleşir?

El kadar çocuk öfkelenir mi ya da öfke nöbeti/krizi geçirir mi? diye düşünüyorsanız en baştan cevabını vereyim; evet geçiriyormuş ve bu da çok normalmiş. 1ile 4 yaş arası çocuklarda inatlaşmalar, ısrarcılık, öfke nöbetleri anne-babaların çok sık karşılaştığı bir durum. Ve bu karşılamaların ne yeri ne de zamanı oluyor. Parkta, misafirlikte, yemek yemek için çıktığınız restoranda ya da markette. Kriz yer ve zaman dinlemiyor. Bir anda ne yapacağınızı, çocuğu nasıl sakinleştireceğinizi bilemiyorsunuz. Örneğin, 2 yaşındaki oğlumun son bir buçuk aydır bağırmaları, inatlaşmaları, bir anda ortaya çıkan ağlama krizleri o kadar çok arttı ki en sonunda bu durumu işin uzmanına sormadan çözemeyeceğime karar verdim. Bize çoğu zaman sebepsiz gelen öfkenin nedenlerini anlamak için Psikolog Cihan Çelik’le konuştum.  

Çelik, öfkenin çok insani bir duygu olduğunu söylüyor. Yani anne baba olarak derin bir oh çekebiliriz. Çünkü bize göre çocuğun gösterdiği her aşırı tepki olumsuz bir şey. Fakat bu da bizleri rahata sevk etmesin. Ailelerin dikkat etmesi gereken, çocuğun öfkeyi bir rutin haline getirmemesi. Peki öfke krizine giren çocuğa ya da gence karşı nasıl davranacağız? Ceza mı vereceğiz yoksa konuşmaya, sarılmaya mı çalışacağız? Çelik bu sorulara şöyle yanıt veriyor: “Aileler öncelikle öfkeye öfke ile karşılık vermemeliler. Sakin kalmalılar. İletişim her zaman böyle anlarda ilk akla gelen şey olmalı. Çocuğun kendini anlatmasına izin vermeli sonrasında onu konuşma alanına çekmeli.”

\"\"

-Cihan bey, öfkeyi nasıl tanımlarsınız, tam olarak öfke nedir?

Öfke, insani, doğal ve diğer duygular gibi yaşamın sürdürülmesi için gerekli bir duygudur. Kontrol halinde yapıcı bir duygu iken, kontrol dışına çıktığında ise yıkıcı bir duygu olarak karşımıza çıkar.

-Çocuklarda öfke ve öfke krizleri neden ve ne zaman olur? 

Doğumdan itibaren çocuklarda ağlama ile ortaya çıkan bir duygudur öfke. Sonrasında bağırma, vurma, tepinme ve yine ağlama ile devam etmektedir. Çocuklar engellendiklerinde ya da arzu ettikleri şey karşılanmadığında öfkelenmeye başlayıp bu duyguyu yaşamaya başlarlar.

-Peki çocukların öfkelenmesi kötü bir şey midir?

Öfke dediğimiz gibi insani bir duygudur, çocuklar için de bu böyledir. Fakat, çocuk yaşam biçimi haline dönüştürürse bu duyguyu kendini kontrol etmesi ve hayattan haz alması sekteye uğrayabilir. Bu nedenle duyguyu yaşamak normal fakat bunun bir rutine dönmesi sorunuzdaki kötü bir şey midirin cevabı olabilir.

‘Ebeveynler çocuğun kendini anlatmasına izin vermeli‘

-Anne babalar öfke karşısında nasıl davranmalı? Ebeveynler olarak bu durumdan kaygılanmalı mıyız?

Aileler öncelikle öfkeye öfke ile karşılık vermemeliler. Sakin kalmalılar. İletişim her zaman böyle anlarda ilk akla gelen şey olmalı. Çocuğun kendini anlatmasına izin vermeli ebeveynler, sonrasında onu konuşma alanına çekmeliler. Çocuğun kendisine ya da çevresine zarar vereceği şeyler ortadan kaldırılmalı. Emir kipli cümleler yerine daha yumuşatıcı yol denenerek, daha sağlıklı iletişim yolu açılmalı. Bunun yanında rol model olunması asla atlanmamalı, çocukların gördüklerini çok iyi öğrendikleri unutulmamalı. Ve elbette videolar, televizyon, tablet olayı. Çocuğun öfkeye yönelik ekran ile temas etmesinin de önüne geçilmeli.

-Öfkeyle beraber başkasına ya da eşyaya şiddet uygulayan ayrıca kendine zarar veren çocuga karşı nasıl davranılmalı?

Öfkeye eşlik eden vurma, şiddet gösterisine izin verilmemeli. Özellikle anneye vurma, babaya vurma gibi durumlarda görmezden gelmek bir çözüm olmamaktadır. Bunun doğru bir davranış olmadığı anlatılmalı ve buna izin de verilmeyeceği eklenmelidir. Çocuk ile öfke dinginleştikten sonra özellikle bu konu konuşularak ilerlenmeli.

‘Öfkenin karşılığında ceza sistemi uygulamak olumlu geri dönüş sağlamaz.‘

-Bazı anne babalar çocukların öfkesi karşısında ceza sistemi uyguluyor? Bu durumda ceza vermek ne kadar doğru?

 Ceza dediğimiz olay son dönemde çok büyük karmaşa ile devam etmekte. Kültürden kültüre değişkenlik gösteren bir uygulama. Mola paspası denen uygulama bazı kültürlerde halen kullanılırken, bazı kültürlerde çocuk için büyük travma nedeni. Ama şu gerçek ki, öfkenin karşılığında ceza sistemi uygulamak olumlu geri dönüşe neden olmaz. Aksine çocuğu daha da öfkelendirmeye, daha da uzaklaşmasına neden olan bir sürece neden olabilir. Bu süreçte en büyük anahtarımız tutarlı olmak, sistemli ilerlemek ve çocuğumuzla konuşmak olmalı.




-Peki ergenlik dönemindeki öfkeyi nasıl değerlendirmek gerekiyor? Bu durumu yaşayan aileler nasıl davranış göstermeli?

Ergenlik dönemindeki insanların en çok söyledikleri cümle şu; beni anlamıyorlar, beni dinlemiyorlar. Bunu hisseden insanın da öfkelenmesi zaten olağan bir durum. Ki dönemin geçiş süreci olduğunu da düşünürsek öfkenin sık rastlandığı bir dönem. Ailelerin nefes alma egzersizlerinden çocuklarına bahsetmeleri güzel sonuçlar doğurur. Bu dönemde en dikkat edilmesi gereken şey iletişim kurarak ilerlemek ve çocuğun kendini ifade etmesine izin vermektir. Duygularını net tanımaya başlayan bir kişi olarak bu çocuğu rahatlatacaktır.

-Bu durumda öfke kontrolünü nasıl sağlayabiliriz?

Çok genel bir soru olmakla beraber, kişi kendini tanıyacak, hangi ortamlarda nasıl tepki verdiğini öğrenecek. Nefes egzersizlerini, bulunduğu ortamdan uzaklaşması gereken zamanları öğrenirse süreç kolaylaşmış olacak. Sürekli kendini tanımak ve iletişimden bahsettik. Öfke ile Kontrol kelimeleri burada saklanıyor. Duygularını tanıma, kendini bilme ve ifade etme, iletişim. Sonrasında egzersizler, öfkenin altında yatan nedenleri gözlemleme gelmekte. Hepsinin bütünü ile insan öfke karşısında kontrol becerisi geliştirecektir.