Kitap Önerisi | Cazi

Kitap Önerisi | Cazi


Ceyda Soyocak’ın bu haftaki kitap önerisi Nazmiye Sümer’in Cazi isimli romanı…
Tanrı, insanı başlangıçta çift yaratır. Çiftin erkeği bildiğimiz Adem, kadını ise Lilith'tir. Bu ilk insan çifti cennet bahçesinde birlikte yaşamaya başlarlar, ama bu mutlu bir beraberlik değildir. Anlaşmazlık sebepleri ise çağımızın boşanma davalarında ileri sürülenlerden pek farklı değildir: Adem, Lilith'in olaylara neden kendisinden farklı yaklaştığını anlayamaz; onu kendisine hizmet etme, bahçeyi bakımlı ve düzenli tutma konusunda tembel ve isteksiz olmakla suçlar.

Kısacası anlaşmazlık sebebi Adem'in sürekli olarak kadına üstünlük taslaması, ona hükmetmeye çalışmasıdır. Lilith ise ikisi de aynı topraktan yaratıldığına göre eşit olmaları gerektiğini savunur ve erkeğin kendisinden üstün olmak istemesine bir anlam veremez.


Sonunda birlikte yaşamalarının imkânsız hale geldiğine karar verir ve Tanrı'nın söylenmemesi gereken adını anarak (ki bu isim cennetten çıkış için tek paroladır) uçup gider ve yeryüzünde Kızıl Deniz yakınlarındaki bir mağaraya sığınır. Kendisine sunulan sıcak yuvayı kapıyı çarparak terk ettiği için artık yeri de cennetten dışlanmışlar arasında olacaktır. Çevresindeki cinlerle ve cinlerin kralı (ya da şeytanın ta kendisi) Samael ile ilişkiye girer ve onlardan cin çocuklar doğurur, hem de günde yüz çocuk gibi yüksek bir oranda, inanışa göre dünyada kötülüklerin bu kadar yaygınlaşmasının sebebi budur.

Cennette yalnız kalan Adem ise Lilith'i geri getirmesi için Tanrı'ya yalvarır. Tanrı da Senoy, Sansenoy ve Semangelof isimli üç meleği elçi olarak gönderip 'evine dön' çağrısı yaptırır Lilith'e. O da kesinlikle dönmeyeceğini bildirir.
Melekler kendisini, geri dönmemesi halinde her gün yüz çocuğunu öldüreceklerini söyleyerek tehdit ederler. Tehdit yerine getirilir...
Lilith, duyduğu acıyla bundan sonra âdem soyundan gelen bütün insan yavrularının, hamile ve doğum yapmakta olan kadınlarla bebeklerin baş düşmanı olmaya yemin eder. Erkek çocuklarının doğduktan sonra ilk sekiz gün içinde, kız çocuklarının ise ilk yirmi gün içinde canını alacaktır. Sadece yakınında üç meleğin ismi veya sureti bulunan çocuklara dokunmayacaktır.


Lilith'in dönmesinden ümidi kesen Tanrı, Âdem uyurken bilinen kaburga kemiği yöntemiyle Havva'yı yaratır. Bu yeni kadının, vücudunun bir parçası olduğu erkeğe karşı çıkamayacağını düşünmektedir. Havva, Lilith'e o kadar benzemektedir ki Âdem uyanınca yanında bulduğu kadının başka biri olduğunu anlamaz. Onun kendisine Lilith gibi karşı çıkmayıp boyun eğmesini ise 'nihayet hidayete erip yola geldi' diye yorumlar.


Hikâyenin sonu ise herkesin malumu.
Lilith, artık kesinlikle kötülerin safındadır. Bütün insanoğullarının ve kızlarının başına gelen nice felaketin sebebidir.


İnsanlara yaptığı kötülükler saymakla bitmez; beşikteki bebeklerin bugünün tıbbınca bile sebebi açıklanamayan ani ölümlerinin baş sorumlusu olduğuna inanılır.

Lilith çağlar boyu kadınlara atfedilebilecek bütün olumsuz sıfatların taşıyıcısı olmuştur: Baştan çıkarıcı, fahişe, cadı, vampir, cinlerin başı, gece canavarı unvanlarından bazılarıdır. Saf, edilgen, cinselliği ancak yasak meyveyi tadınca öğrenen (böylece Âdem’i kandırabilecek kadar kurnaz ve baştan çıkarıcı da olabilen) Havva'nın tersine başından beri gücünün ve cinselliğinin bilincindedir ve yeri gelince de kullanmaktan çekinmez.


Kitap'ın içinde bu efsane anlatıldığı ve üzerine yoğunlaşıldığı için ben de burada sizinle paylaşmak istedim.


Gelelim konuya;
Kardelen 18 yasında mütevazı bir hayat yaşayan kendi halinde bir genç kızdır. Doktor olmak istemektedir tek problemi 16 yaşına girdiğinden beri hemen hemen her gece sürekli gördüğü kâbustur. Sakin hayatı anne ve babasının evlerinde çıkan bir yangında ölmesi sonucu bozulur. Cenazelerini daha önce hiç varlıklarını dahi bilmediği akrabalarının yanına memleketi Rize'ye götürür.


Olaylar işte tam olarak buradan sonra başlıyor. Halasının ve amcasının garip şekilde davranışları kuzeni Fethiye’nin anlamsız sözleri rüyasında gördüğü öldürülen bebekler ve onu her gördüğünde kalbini çarptıran aynı zamanda da buz tutturan genç yakışıklı bir doktor...


Gizemle dolu bir aile, saklanan sırlar ve olduğu şeyi kabul etmeyip kendi türüyle savaşan bir genç kız tüm bunların arasında gerçek aşkın nefesini kesen tutkusu…
Fantastik kitap deyince bizim aklımıza genelde vampirleri, kurt adamları yazan yabancı yazarlar geliyor. Caziler ve Atmacalar ise dokunulmadığı için hâla gizemini sürdürmekteydi ta ki Nazmiye Sümer Hanım'ın Cazi isimli romanını okuyana kadar...
Sevgiyle Kalın…
Ceyda Soyocak