Strasbourg Gezi Rehberi

STRASBOURG GEZİ REHBERİ

Masal diyarı Colmar’dan sonra, Alsace harikalar diyarının bir diğer üyesi Strasbourg’dayız😊

Planlı veya plansız olarak, eğer yolunuz Alsace bölgesine düştüyse; sevimli evleri, sokakları ve rönesans mimarisi tarzı yapıları ile Orta çağ dönemini yaşatan bu şehri mutlaka görmelisiniz.
UNESCO tarafından 1988’de dünya mirası listesine alınmış bu şehir, tarih boyunca Almanya ve Fransa arasında gidip gelmiş ve II. Dünya Savaşı'ndan sonra Fransa’ya dahil olmuş.
Strasbourg, Fransa'da Alsace bölgesinin başkentliğini yapıyor ve aynı zamanda Avrupa Birliği'nin ikinci başkenti olarak anılıyor. Avrupa Konseyi, Avrupa Parlamentosu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi gibi önemli kurumlar da bu şehirde bulunuyor.
Strasbourg’a, Colmar yazımda Colmar’a ulaşım için bahsettiğim gibi en rahat şu şekilde gidebilirsiniz; Basel Mulhouse havaalanı ve tren. İsviçre’nin Basel şehrinde ki Mulhouse havaalanına gelip, oradan da Saint Louis Garı’na giderek kısa bir süre içinde trenle Strasbourg’a ulaşabiliyorsunuz.
Trenle Strasbourg’a geldiğinizde hemen şehrin merkezinde iniyorsunuz. Vaktiniz kısıtlıysa ve şehri hemen hızlıca görmek isterseniz, yapabileceğiniz en iyi şeylerden biri tramvaya binip bir şehir turu atmak. Tramvayla şehirde görmeniz gereken önemli her yeri görebilirsiniz. Kendinize güzel bir kahve ısmarlayıp tramvayın koltuklarından birine rahatça yerleşin ve şehir turu keyfi yaşayın😊

Tramvayla şehrin hem eski hem yeni bölgelerini, ayrıca Avrupa Parlamentosu gibi önemli kurumların binalarını da görebilirsiniz.
Strasbourg'da yapmanızı tavsiye edeceğim başka bir şey de nehirde tekne turu. İsteğinize göre açık veya kapalı tekneleri tercih edebilir, Ren nehri üzerinde teknelerle dolaşıp şehri izleyebilirsiniz.
Şehri bisikletle dolaşmakta çok cazip bir seçenek. Şehirde kullanılan ana ulaşım aracı bisiklet ve oldukça elverişli bisiklet yolları bulunuyor. Küçük bir şehir olmasının da avantajıyla keyifle bisikletinizle keşfe çıkabilirsiniz.
Birde benim en çok sevdiğim bir keşif türü var ki sokakların arasında kaybola kaybola yürüyerek olan keşif. O plansız, kaybolmalı gezmelerde öyle yerlerde öyle güzel şeyler keşfedersiniz ki tadına doyum olmaz😊
Strasbourg’da görmeniz gereken en önemli yapılardan biri olan Notre Dame Katedrali, gotik mimarinin en güzel eserlerinden biri kabul edilir. 1015'te başlayan yapımı 1439'da tamamlanmıştır. Dünya'nın en yüksek altıncı kilisesi olup, Victor Hugo bu katedrali "dev ve narin harika" olarak betimlemiştir. Mutlaka görmenizi tavsiye ederim.

Rohan Sarayı, görülmesi gereken bir başka yer. Arkeoloji Müzesi, Dekoratif Sanatlar Müzesi ve Güzel Sanatlar Müzesi olmak üzere 3 ayrı müzeye ev sahipliği yapıyor.

Strasbourg’da bulunan Le Petite France ise tıpkı Colmar’ın Le Petite Venice’i gibi en meşhur yeri. Burayı gezmeden asla Strasbourg’dan ayrılmayın. Kanal boyunca dizilmiş sevimli ve rengarenk Alsace evlerini görün. Petite France'ın dar sokaklarını keşfedin.

Maison Kammerzell evi de görmeniz gereken bir diğer yer. Fransa'nın en eski iki evinden biri. 1427 yılında yapılmış ev şu anda restaurant olarak kullanılıyor.

Çok eski zamanlardan beri kurulan birbirinden güzel Noel pazarları sayesinde “Noel’in başkenti” olarak adlandırılan Strasbourg’da yılbaşının en keyifli yanlarından biri de her sene Place Kleber’e kurulan devasa çam ağacı. Noel zamanı giderseniz kendisini orada bulabilirsiniz😊


Strasbourg’da görebileceğiniz bir yer de şehrin oksijen deposu olan Orangerie parkı. Buraya gidip doğanın tadını çıkarabilirsiniz. Ayrıca Alsace bölgesinin sembolü olan leylekleri burada bolca bulabilirsiniz.
Yeme-içme konusuna gelirsek, Colmar yazımda bahsettiğim gibi bölgenin en meşhur yemeği olan, lahmacuna çok benzeyen Tarte flambee’yi tadabilirsiniz. Ve elbette dünyaca ünlü şarap bölgesi olan Alsace bölgesinin güzel şaraplarını tatmadan dönmeyin derim😊
Strasbourg, Alsace bölgesinde kesinlikle programınıza dahil etmeniz gereken bir şehir. Bu sevimli şehri mutlaka görmenizi tavsiye ederim.