Psikolojimize De Dikkat Edelim

PSİKOLOJİMİZE DE DİKKAT EDELİM

1) Şu an içerisinde bulunduğumuz büyük belirsizlik ve karmaşa dönemlerinde alışık olduğumuz konfor alanlarımızdan çıktığımız için anksiyete, korku, üzüntü gibi duyguları, hayal kırıklığı gibi hisleri deneyimlememiz çok doğal hatta kaçınılmaz. Bu süreç zarfında tüm bunları normalden daha fazla deneyimleyeceğiz. Hepimizin konfor alanlarını zorunlu olarak terk ettiği bu süreçte yaşadığımız ve hoşumuza gitmeyen bu deneyimlerden kaçmak yerine deneyimlerimizin bizlerle beraber olmasını kabul ederek onlara izin vermek onların davranışlarımızda yaptığı değişiklikleri fark edebilmemiz açısından önemlidir.

2) Bazılarımız stres ve kaygıya diğerlerine göre daha yatkın olabilir ve bu süreçte daha da zorlanıyor olmamız çok doğal ancak bu endişelerimizde yalnız olmadığınızı lütfen kendinize hatırlatın. Vuhan’dan Roma’ya, İstanbul’dan Londra’ya, Tahran’dan New York’a bu virüsün benzeri görülmemiş bir şekilde dünya üzerindeki hemen her insan için bir tehdit oluşturduğunu biliyoruz. Bu yüzden de sadece kendimiz değil bizler için önemli olan herkes hakkında endişelenmek için çok haklı sebeplerimiz var. Dünya üzerindeki milyarlarca insan bu süreçte aynı kaderi yaşıyor el ele, yan yana, omuz omuza olamıyoruz belki ama gönül gönüle olmamamız için hiçbir neden yok.

3) Evet bu yaşadığımız duygular elimizde değil ve kaçınılmaz, bu süreçte onlara karşı koymaya çalışmak onların kendilerini bize daha çok hatırlatmasını sağlamaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır. Öte yandan bizim şefkat, mutluluk, sevgi gibi birçok başka duygularımız da var, bunların da diğerlerine eşlik etmesine izin vermek bizleri hak ettiğimiz anlamlı hayata daha çok yaklaştıracaktır. Evdeki hayatımızda da bize keyif verecek anlamlar çıkarmak ve bunu tam farkındalıkla deneyimlemek bizim bu süreçteki en iyi yardımcımız olabilir. Örneğin her sabah içtiğiniz kahvenizi pişirirken önce kavanozun kapağını açın, çekilmiş kahvenin kokusunu içinize çekin, kahveyi koyacağınız fincanı elinize alın renklerine desenine bakın, suyu koyun, cezvede onu karıştırırken köpürüşünü izleyin bu sırada aklınıza başka düşünceler, kulağınıza başka sesler de gelebilir hepsinin farkına varın ve kahvenizi pişirmeye devam edin, pişince fincanınıza yavaş yavaş koyun ve yudumlayın her yudumda kahvenin tadına kokusuna varın, ağzınızdan geçip boğazınıza inişinin farkında olun. Bu örneği diğer yapacağınız işler için de uygulayabilirsiniz. Bunu kendimizi daha iyi hissetmek için yapmıyoruz sadece deneyimlediğimiz her ne ise onu daha iyi hissetmek için yapıyoruz. Hoşumuza gitmeyen duygulardan kaçmaya çalışıp iyi hissediyor taklidi yapmak hem bizi o duygulara daha da yaklaştırır hem de kendimizi daha rahatsız hissetmemize sebep olur. En önemlisi ise duygu, düşünce, his, imaj her ne deneyimliyorsak öncelikle kendimize karşı nazik olmaktır.

4) Zihnimizin görevi her ne olursa olsun bize çözüm üretmektir. O yüzden de belirsizlik durumlarında daha fazla çalışır. Belirsizliği belirli haline getirmeye çalışırken de bizim kontrolümüzde olamayan duygular, düşünceler, hisler ve imajlar yaratabilir onun görevi bu. Siz kolunuzdaki saatten korktuğunuz, üzüldüğünüz zamanlarda hızlanmasını ya da çok keyifliyken yavaşlamasını isteyebilir misiniz? İsteseniz de saat bunu yapabilir mi? Ben de saati çıkarıp atarım diye bilirsiniz evet bu çözüm ama zaman durdu mu? Siz isteseniz de istemeseniz de zaman aynı hızda akıp gider ve biz bunu kontrol edemeyiz. Tıpkı zihnin ürettikleri ve bedenin ona verdiği tepkileri kontrol edemediğimiz gibi. Ancak bizim kontrolümüzde olan şeyler de var, davranışlarımız. Bizler şimdi ve buradayız ve şimdiki zamanda kontrolümüz altında olan davranışlarımıza odaklanmak bizim için önemlidir. Durun ve kendinize şunu sorun “Ben şu an ne fark ediyorum ve ne yapmayı tercih ediyorum. Düşünce, duygu ile davranışınızın arasına koyacağınız kısacık bir süre size seçim şansı tanıyacaktır.

5) Yaşamakta olduğumuz bu beklenmedik durum ile ilgili net bir bilgi ve çözüm olmadığından şu anda herkes elinden geldiğince haber ve bilgi paylaşmaya çalışıyor. Size ve sevdiklerinize gerekli olabilecek önlemler hakkında araştırıp bilgi toplayabilirsiniz ama bu tür haberlere çok fazla maruz kalmanın zararlı olduğunu aklımızdan çıkarmayalım ve siz iyi niyetinizle edindiğiniz bilgileri paylaşayım diye düşünürken başkalarının kötü niyetlerine alet olabileceğimizi de unutmayın lütfen. Dikkat ve enerjinizi sizi hak ettiğiniz hayata doğru götürecek adımlar için kullanın. Size ve sevdiklerinize yeterli olabilecek kadar bilgi edindikten sonra kendimize, hayatımıza ve bizi ileriye götürebilecek eylemlere yönelmek gündemimizi de değiştirecektir.

6) Yaşadığımız kaygıdan kaçmanın mümkün olmadığı gerçeğini kabul edersek hareket kabiliyetimiz de artacaktır. Kaygıyla mücadele etmek yerine onunla olan ilişkimizi yeniden gözden geçirmek kendimize verebileceğimiz en güzel deneyim olacaktır. Bunun gibi zamanlarda tüm olup bitenlere belirli bir mesafeden bakabilme yeteneğimizi geliştirebilmek bizi değerlerimize ve hak ettiğimiz anlamlı hayata daha çok yaklaştıracaktır.

7) Öncelikle kendimizden sorumluyuz ancak sadece kendimize karşı sorumlu değiliz. İçinde bulunduğumuz bu süreç alışık olduklarımızdan oldukça değişik ve bizler buna uyum sağlamaya çalışırken birbirimizden etkileniyoruz. Bu tip süreçlerde kaygı, panik yayılır o yüzden etrafımıza sakinliğimizi ve cesaretimizi yaymak bizim ilk hedeflerimizden biri olmalıdır. Birçok insan içince bulunduğu ortamın da etkisiyle korku, kaygı ve üzüntü ile başa çıkmak için çok çaba sarf ediyor bu yüzden hem kendinize hem de başkalarına karşı açık, kabullenici ve nazik olun.

8) Yaşadığımız kaygıdan kaçmanın mümkün olmadığı gerçeğini kabul edersek hareket kabiliyetimiz de artacaktır. Kaygıyla mücadele etmek yerine onunla olan ilişkimizi yeniden gözden geçirmek kendimize verebileceğimiz en güzel deneyim olacaktır. Bunun gibi zamanlarda tüm olup bitenlere belirli bir mesafeden bakabilme yeteneğimizi geliştirmek bizi değerlerimize ve hak ettiğimiz anlamlı hayata daha çok yaklaştıracaktır.

9) Tüm bunları yapabilmek için en önemli yardımcımız vücudumuz olacaktır. Tehlike durumunda bizi savaş ya da kaç moduna almak üzere programlanmış olan bir vücudumuz var ve bu karmaşık sistem bizi her zamankinden fazla aç hissettiriyor. Her zamankinden daha aç olmanız sizin suçunuz değil ancak aç hissettiğiniz zaman ne yediğiniz sizin sorumluluğunuzda çünkü yeme davranışı otomatik değildir. Bağışıklık sisteminiz için faydalı olan besinler zihniniz için de faydalı olacaktır. Kendimize vereceğimiz bakım yemek seçiminden ibaret değil, beslenme ile birlikte iyi uyku ve düzenli hareket de bizim için oldukça önemlidir. Kendinize güvenin ve mücadelenizi duygularınıza karşı değil kendiniz için verin.

10) Acı bizim hayatımızın kaçınılmaz bir parçasıdır. Hepimiz hayatlarımızda zor zamanlar, üzüntüler, iniş çıkışlar ve travmalar deneyimledik, deneyimliyoruz ve deneyimleyeceğiz. Acı kaçınılmaz ise bize düşen ondan bir şeyler çıkarmak olmalı. Bizler yıllar önce savaş ve yokluk çekmiş atalarımızdan daha şanslıyız çünkü gelişen teknoloji sayesinde her türlü bilgi paylaşımı çok daha hızlı yapılabilmekte ve bizler de bu kritik durumdan edindiğimiz tecrübe ve dersleri paylaşıp gelişmiş zihnimizle bir dahaki krize şimdikinden daha hazırlıklı olacağız. Zihnimizin iptal veya silme tuşu yok her şeyi kaydeder ve bağlantılar kurar ve katlayarak geliştirir. Bu yüzden hayatlarımız yeniden eski haline dönerken bizler bu süreçte edindiğimiz deneyimlerimizden dersler çıkarırsak çok daha tecrübeli ve akıllı davranır böylece de hedefler yerine değerlerimizin peşinden gitmenin bizi hak ettiğimiz zengin ve anlamlı hayata yaklaştıracağını deneyimleyebiliriz. Hepimiz aynı gemideyiz ve bizler birbirimize iyi geleceğiz…

SİNEM BİLGEN