Covid 19 ve Uyanış Günleri

Her şeyin birbirine girdiği, oldukça zorlu bir süreçten geçiyoruz.
Kendimizi güvensiz bir ortamda hissediyoruz.
Alışkanlıklarımızı hızla değiştiriyoruz.
Ve alıştığımız dünyadan çok farklı, bambaşka bir dünyanın ortasına çoktan düştük bile.

Belirsizliği yaşıyoruz.
Geleceğimiz konusunda hiç bir şey bilmiyoruz.
Neredeyse tüm dünyaya yayılmış olan Covid 19 virüsü, bir çoğumuzu panik, korku ve endişe dalgasıyla çevrelemiş durumda.

“Beslenme, temizlik ve iyi uykunun önemi.”
Bu kaotik dönemde en çok dikkat etmemiz gerekenler; elbette bitkilerle organik beslenmeye önem vermektir. Bununla birlikte temizliğimize dikkat etmek, -temizlik imandan gelir sözü boşuna söylenmemiş olsa gerek -, şeker kullanımını sıfırlamak ya da en azından minimize etmek, aşırı yememek, mümkünse eti azaltmak ve iyi uyumak… korunmamız açısından çok önemli.

“Kendimizi İyi Hissetmek…”
Tüm bunların yanında, en güçlü savunma yönteminin, kendimizi iyi hissetmekolduğuna inanıyorum. Eğer kendimizi ruhen güçlü tutarsak, bu zorlu günlere karşı direncimiz artacaktır. Ben de kendimi en iyi bu şekilde koruyabildiğimi görüyorum. Diğer noktalara zaten dikkat ediyorum.
Hepimiz kendimizi iyi hissetmenin yollarını bulmalıyız. Herkesin kendine göre bir iyi hissetme yöntemi vardır. Neleri severiz, nelerden hoşlanırız. Evet belki dışarıya çıkamasak da, evin içinde de hoşça vakit geçirebileceğimiz bir çok aktivite yaratabiliriz.
Aktiviletelerin en başta gelenleri arasında, özellikle de evde kaldığımız bu dönemlerde kendi merkezimizde kalmaya özen göstermeliyiz. Özellikle onlarca enformasyon akışı içerisinde boğulmamız, kendi merkezimizden uzaklaşmamız çok kolay çünkü.
O yüzden elbette ki bilgilenelim, bilgi alalım, haber alalım, dünyadan, arkadaşlarımızdan, sosyal medyada olan bitenlerden haberdar olalım.
Ama her gün kendimize mutlaka ve mutlaka sessiz ve sakin bir köşede, evin bir odasında, bir köşede, bir koltukta, bir matta, bir seccadede dua veya meditasyon zamanı ayıralım.
Kendimizden, bu dünyada olan bitenlerden, sorunlardan kısa sürelerle bile olsa ayrılalım; daha yüksek bir boyutta, Tanrı’yla, meleklerle, yardımcı rehberlerle, bilgelerle buluşalım.

Kendi merkezimizde kalalım ve bunun için vakit ayıralım. Merkezimizde kalmak, hayatta kalmamız için çok ama çok önemlidir. Kısa sürelerle de olsa, zihnimizi yaşanmakta olan negatif kapılara kapatalım. Bu ise meditasyon ve duayla mümkün olabilir.
Olan bitene daha çok güvenmek, Yaradana daha çok güvenmek ve hayatta kalırken, sağlıklı olabilmeye (beden zihin ruh birliğine) önem vermeniz önemlidir. .
Çünkü akıl sağlığımızın korumak en önem vermeniz gereken şeylerin başındadır.

“Sıkılmayı bir tarafa atın. “
Evde bile olsak, sıkılmayı bir tarafa atmayı denemeliyiz.
Hala yapılacak çok iş var, okunacak kitaplar, yapılacak yemekler, bakılacak hayvanlar, ekilecek çiçekler, öğrenilecek konular, telefonla ya da online bile olsa konuşulacak hatta bazen destek verilecek dostlar, yakınlar.
Unutmayalım halen yaşıyoruz ve yaşadığımız her saatin, dakikanın, anın farkına varmaya niyet edelim.
Ve öyle de oldu.

Sibel Buğdaycı