Mucizenin adı 'sensin'

Bir hediye aslında hayat, hoyratça harcadığımız, kimi zaman umursamadığımız ve ne zaman son bulacağını bilmediğimiz... Ve kendimiz bu hayatın tozunu dumanını yutarken yitirdiğimiz...

Bizden bir tane daha var mı bu dünyada? Tabii ki yok, gümüşümüz, duruşumuz, gözyaşlarımız, öfkemiz, umutlarımız ve hayaletimizle biz başlı başına bir mucizeyiz aslında. Peki, biz ne yapıyoruz? Tutsak ederek düşlerimizi, prangalar vurarak hayallerimize, kahkahalarımızı saklıyoruz tozlu sandıkların en derin köşesine

Kendi değerimizi bilmek varken, bu dünyaya kafa tutmak varken esir oluyoruz başıbozuk düzene ne yazık ki... Aslında her şey kendi değerimizi bilmek ve kendimize inanmakla başlar. Gücümüzün farkına vardığımızda imkânsız diye bir şey olmadığını görürüz çünkü tüm imkânlar bizde saklıdır sadece açığa çıkarılmayı beklerler tıpkı çok değerli bir madeni keşfetmek gibi... Evet, bunu yapabiliriz, bunu yapabilirsiniz bunu biliyorum çünkü hepimiz bir taneyiz ve çok değerliyiz. Ölçüsü neydi bu değerin kendine inancın? Cevabı çok basit aynaya baktığınızda gördüğünüz o muhteşem surettir bunun ölçüsü ve önemini kaybeder o an konumuz yaşınız, kilonuz, boyunuz, nerede doğdunuz, büyüdüğünüz ve yaşadığınız. Asıl olan ruhunuzun derinliklerinde sakladığınız gün ışığı görmek için sabırsızlanan kendinizdir. Bunu okurken yüzünüzde bir tebessüm belirdiğini farz ediyorum korkmayın gülümseyin hayata kafa tutmanın en asil halidir gülümsemek. Haydi, şimdi o zaman aynaya bak güzel kadın gülümse ve kendine şunu şöyle ben çok değerliyim...