Serkan Tatar | Alperen Alper Röportajı

Türkiye’de Paralimpik olimpiyatları paradresaaj branşında ilk sporcumuz olan Alperen Alper konuğumuz.

1. Alperen nasılsın?

Teşekkür ederim Serkan Abi, süper, bomba gibiyim.

2. Kendini biraz tanıtabilir misin?

Ben Alperen Alper. 17.12.1985 İstanbul doğumluyum, Pendik'te yaşamaktayım.. Doğum anında doktor hatası yüzünden Serebral Palsi hastası olarak hayatımı sürdürmekteyim.Lise mezunuyum. Liseden sonra bir dönem ticarete atıldım. Devamında kanser hastalığına yakalandığım için ticareti bıraktım. Bu hastalığı yendikten sonra da at sporuna başladım.

3. Üç yıldır binicilik dersleri alıyorsun. Yüzde 99 engelle paralimpik olimpiyatlarına katılmak için verdiğin mücadeleyi kazandın. Bu süreçten bahseder misin?

Ben bu spora tesadüfen, at sporuyla ilgilenen bir abimin vesilesi ile başladım. Atla tanıştıktan sonra yeteneğimi farkedince, bu konuda 'Türkiye'de ve dünyada neler oluyor?' ve 'Ben neler yapabilirim?' diye bir araştırmaya girdim. Çok değerli abim ve dostum Özgür Tatar'ın, araştırmama olan katkısı ile dünyada bu sporun yapıldığını ve bu branşta insanların olimpiyatlarda yarıştığını öğrenince 'Ben neden bu olimpiyatlarda olmayayım?' diye bir hayal kurdum. Hemen ardından Türkiye'de bu konuyla ilgili neler yapılabilir, böyle bir branş var mı, ne gibi çalışmalar yapılmış diye bir araştırmaya girdim. Ülkemizde böyle bir branş olmadığını ve bu branşa talep olmadığını gördüm. Daha sonrasında neler yapabileceğim konusunda görüşler almaya başladım. Ama 'Tabi yaparız, neden olmasın.' diyen insanların 'Hadi yapalım!' dediğimde kendilerini geri çekip beni de bu işten soğutma çabasına girdiklerini gördüm. Hatta bazıları beni ata bindirmek bile istemedi. 'Ya düşersen?', 'Ya bir şey olursa?' gibi cümlelerle beni vazgeçirmeye çalıştılar. Ama ben tabii ki bu inancımdan hiç vazgeçmedim. Bir dönem ata binemesem de bu ülkede bu işin nasıl yapılacağını bilen birileri olacaktır düşüncesiyle araştırmalarıma devam ettim. Ve bu kadar bana bu iş olmaz diyenlere en sonunda bu iş Türkiye'de olmaz diyenlere, bu işin Türkiye'de tek hocası olan Tulya Kurtulan'a ulaşarak, bu iş Türkiye'de olur, yol haritası da budur diyerek gereken cevabı verdim. Bu sürecin devamında temel binicilik eğitimimi tamamlayarak hatta yüzde 99 engelli bir insan olarak engelliye uygun at ve malzemeler olmadan üç temel sürüş adeta, süratli ve dört nal olmak üzere tamamlayarak ve şunu da söylemek isterim ki yukarıda da belirttiğim gibi bana uygun olmayan at ve malzemelerle eyere kendini bağlatmadan yapabilen dünyadaki tek fiziksel engelli olmayı da başardım. Devamında sesimi duyurmak gerekiyordu. Bunun için de bir tanıtım videosu çekip bu ses duyulacak sloganıyla yola çıktım. Sosyal medya hesaplarımda paylaştım. Bu video medyada da çok ilgi uyandırdı. Ve ilk olarak Türkiye Binicilik Federasyonu Başkanımız Sayın Bülent Bora'ya ulaşarak kendisinden destek istedim. Kendisi bu konuya çok ilgi gösterdi. Akabinde Spor Bakanımız Sayın Mehmet Kasapoğlu'na sesimi duyurarak, bu konuda bana destek olmasını istedim. Kendisi bu konuya çok ilgi gösterdi. Bu konuda bana ne gerekiyorsa tüm desteği vereceğinin sözünü verdi. Kendisine çok teşekkür ediyorum. Spora ve sporcuya çok duyarlı bir insan. Şimdiki süreçte binicilik federasyonu çatısı altında bu branş açılıyor. Türk sporuna ve binicilik sporuna bir branş daha kazandırmaya vesile olduğum için çok mutluyum. İnanıyorum ki ben ve benim gibi ve belki de benden daha yetenekli sporcular bu branşta yetişip bu bayrağı daha yukarılarda temsil ederek İstiklal Marşımızı bir branşta daha okutturmuş olacağız. emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum.

4. Şuan bu yolda önünde bir engel var mı? Varsa neler?

Benim bu yolda en büyük engelim ulaşımdı. Çünkü yarım saatlik bir antrenman için sabahın altısında kalkıp, akülü engelli arabamla Pendik'ten antrenman yaptığım kulüplere toplu taşıma ile gidiş ve geliş olmak üzere 5 saat yol gidiyordum. Bu problemi Pendik Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Cin sayesinde antrenmanlarım için bana bir servis tahsis ederek çözdü. Kendisine teşekkür ediyorum. Bunu belirtmek istedim. Şuan önümde prosedür engelleri var. Bakın 2024 Olimpiyatlarına gidebilmem için önümde 20 tane yarışım var. Bu 4 yıl içerisinde. Ve bunlardan 2 tanesi avrupa ve dünya şampiyonası. Ben hala asıl yapacağım eğitime başlayamadım. Bu branşın açılması gereken at, ekipman, fizik tedaviye sahip değilim. 4 yıl söylendiğinde çok uzun bir süreç gibi görünse de aslında benim için 4 gün kadar kısa. O yüzden benim bir an önce bu imkanlar sahip olmam lazım. Ve bu yarışlara hazır olmam lazım. Federasyon Başkanımız Sn Bülent Bora bu konuyla ilgili çalışmaları yapmaktadır. Sayın Bakanımız Mehmet Kasapoğlu da zaten bu konuda beni destekliyor. Eminim ki en kısa zamanda bu prosedürler çözülecektir. Ben de bir an önce almam gereken eğitime başlayacağım. Kendilerine olan inancım tam. Bu güne gelene kadar çok engel atlattım. Çok riske girdim. Bu işe yüreğimi, alın terimi döktüm. İnanıyorum ki bunlar boşa gitmeyecek ve en kısa zamanda sizlere verdiğim o altın madalya sözünü, sizlerin de desteğiyle tutmuş olacağım. Benim için öncelikle milletimin desteği çok önemli. Sizlerin de bana vereceğiniz bu destekle aşamayacağım bir engel yoktur. Mücadelem bu ülke içindir.

5. Seni hayata bağlayan ve mücadeleci kılan en önemli etkenler nelerdir?

Ben çocukluğumdan bu yana hayatın ve sosyal yaşamın hep içinde oldum. Bu konuda en büyük destekçim annemdir. Kendisi benim hemen her ortamda sosyalleşmemi sağlamıştır ve bu konuda gerekli özveriyi sonuna kadar göstermiştir. Kendim de yapı olarak inatçı bir karakterim Mücadele verdiğimde nerdeyse hemen her zaman sonunda ulaştığımı görmem de bunda büyük etken.

6. Bir günün nasıl geçiyor ?

Sabah erkenden hazırlanıp antremanlarıma gidiyorum. Antremandan çıkıp yapmış olduğum sporla ilgili kitap yazı ne varsa okuyup dünyada bu işin nasıl olduğunu hangi aşamada olduğunu rakiplerimin neler yaptığını atlarla ilgili bilmediklerim varsa onları araştırıyorum
Kendimi bir basamak daha nasıl ilerletirim diye fikirler üretip ertesi gün onları uygulamaya başlıyorum mesela 34 yıldır ben hiç sol elimi kulanmadım geçenlerde aklıma geldi ne yaparsam bu elimi aktif hala getiririm çünkü tek el dizgin kullanmak oturuşunu ve dengenizi bozuyor dizginde oynamalar yaptım ve bir adım daha attım bu işte şimdi iki elimide kullanarak daha iyi bir duruş ve denge sağlıyorum bunun gibi eksiklerimi kapatacağım fikirler üretip uygulamalar yapıyorum anlıyacağınız her saniyem yoğun ve tempolu geçiyor.

7. Hedeflerin ve amaçların nelerdir?

Öncelikle kendime ve sonra da sizlere verdiğim olimpiyat madalyasını ülkeme getirmek. En büyük hedefim ve amacım. Devamında ise Allah kısmet ederse bu işin hocalığını yapmak istiyorum. Nice Alperenler, belki de Ayşeler, Fatmalar yetiştirmek ve bu ülkeye nice madalyalar getirilmesine vesile olmak.

8. Azmini kararlılık motivasyonunu nasıl kazandın ? Bu motivasyonu nasıl koruyorsun ?

Bu benim karakterimden kaynaklı çok inatçı bir yapım mücadeleci ve olmaz nedir bilmeyen kişiliğim kendime güvenim çok fazla inancımda. Ama en çok inadım beni motive ediyor Trabzonlu olmanın etkisi sanırım umudun bittiği yerde inadımız başlar deriz bu inat benim en büyük motivasyonum.

9. Karakterinde en sevdiğin yönler nelerdir?

İnatçılığım vazgeçmek mücadeleden kaçmaktan nefret ediyor olmam ve lafla değil amacım neyse bunu uygulayarak ortaya koyma azmim hiç vazgeçmiyorum.

10. Spora nasıl başladın , senin alanına ilgi duyanlara tavsiyelerin ?

Bu spora tesadüfen başladım at sahibi bir abimin alperen sen her şeyi yapan bir adamsın atada binersin deyip beni atla tanıştırmasıyla başladı ve bugünlere kadar geldim.
Benim alanıma ilgi duyan arkadaşlara önerim çok okumaları atlarla çok zaman geçirmeleri bu zaman sadece sadece binmek değil gözlemlemek hareketlerini yem saatlerini karakterlerini her şeyi öğrenmeleri kendilerini geliştirebilecek ilerletebilecek fikirler bulup uygulamalarını tavsiye ediyorum.

11. Kadınım.com okurlarına önerilerin ve tavsiyelerin neler olur?

Ne hayal kurarsanız kurun, size kim ne derse desin, asla vazgeçmeyin. İnsanlar yolunuza taş da koyacaktır. Sizi yapacağınız işten soğutmaya çalışacaklardır. Ama bir insan gerçekten kendine ve yapacağı şeye inanmışsa mücadeleden de vazgeçmediği sürece başaramayacağı hiçbir şey yoktur. Ben bunu yaşadım ve başardım. eminim ki sizler de başaracaksınız. Çünkü her şeyden önce siz kendinize inanmadığınız sürece kimse size inanmaz.
Milli Antrenör Boksör Oyuncu
Serkan TATAR