Değerler mi hedefler mi?

İleride ne olmak istiyorsun? Birçoğumuza bu soru defalarca sorulmuştur, hatta ben dâhil birçoğumuz bu soruyu lise çağındaki gençlere soruyoruz. Her sorduğumda karşımdaki gencin yüz ifadesinden bu soruyu sevip sevmediğini anlamak da mümkün oluyor. Bu soru bana sorulduğunda birkaç değişik cevabım olmuştu çok küçükken kısa süreli sihirbaz olmak istedim, okuma öğrendikten sonra öğretmen, ortaokulda İngilizce telaffuzu havalı diye iç mimar (İngilizceyi yeni öğreniyorduk ve diğer birçok mesleğe göre sınıfta bu cevabı verince pek bir havam oluyordu). Henüz ondört yaşında babamı aniden kaybedince ise her şey tamamen değişti (buralarda yazacak çok şey var ayrıca yazacağım ama şimdilik konunun dağılmaması için ufacık dokunup çıkmamda fayda var). Ona hep bir söz verirdim çalışkan olacağım, saygılı olacağım bir de ondan gördüğüm bir şey vardı ki o herkesle çok iyi anlaşabilme yeteneği. Babamı sevmeyen yoktu. Elimden geldiğince de sözümü tutmaya çalıştığımı düşünüyorum. İnsanlara nasıl faydalı olabilirim onlarla en çok nasıl beraber olabilirim diye düşünürken önce doktorluk aklıma geldi ama fen sevmiyordum, ezber sevmiyordum, bana çok uymayacağına karar verdim en yakın meslek psikoloji idi çünkü her canım sıkıldığında odasına gidip dertleştiğim ve huzurlu çıktığım okulumuzun psikologunu idealize ediyordum kafamda. Lise çağıma geldiğimde bu istek hala devam ediyordu. Her dönemin moda meslekleri vardır bizim dönemimizde işletme iktisat furyası başlamıştı. Mühendisler bile mezun olup işletme yüksek lisansı (MBA) yapıyorlardı. Anneme “psikoloji okumak istiyorum” dediğimde “ne gerek var oraya gir daha kolaysa sonra iktisada geçersin” demişti. Annem akıllı kadındır dedim ve iktisat kazandım mezun oldum. Buradan mezun olup nasıl faydalı olurum diye düşünürken hayat her zaman beni isteklerim doğrultusunda götürmese de (bazen çok üzülerek vazgeçmem gereken zamanlar da oldu) ben yaptığım her işe değerimi yansıtmaya çalıştım. “babasının sevecen, çalışkan, akıllı kızı” sevgimi paylaşmak, insanlara faydalı olmak için kullandım tercihlerimi.  

Şimdiki zamanlarda değerler ve hedeflerin birbirine karıştığını gözlemliyorum. İnsanlar hedeflerini değer sanıyorlar. Peki doğal olarak soracaksınız bana nedir bu değerler? Değerlerimiz bizim bu hayattaki “varoluş” amaçlarımız, hedeflerimiz ise ona ulaşmadaki araçlarımızdır. Değerler değişmez öncelikleri değişir ama hedefler her zaman değişebilir, bittiğinde yanına “tik” atılır.

Size gelecek hafta bu konuyu daha detaylı yazacağımın sözünü vererek bir örnek ile bitireyim. Bu haftaki yazımı ailevi işlerimden dolayı geciktirdim. Önümde iki seçenek vardı ya bir hafta erteleyecektim (ki bahanelerim oldukça geçerli) ya da geç ve kısa bile olsa yazarak verdiğim sözü sorumluğumu yerine getirecektim. İkinci tercihi yaptım ve kısa zamanda bu önemli bir giriş yaptım. O zaman haftaya zamanında ve daha açıklayıcı yazma sözü vererek bu haftaki yazımı tamamlayayım… Haftaya görüşmek üzere EFENDİM…