Cumhuriyet tarihinin öncü kadınları

Cumhuriyet tarihinin öncü kadınları

Türkiye Cumhuriyeti bu yıl 96’ıncı yaşını kutluyor. Biz de bugün Cumhuriyet tarihinde iz bırakan öncü kadınları anıyoruz. Sanatçı, sporcu, siyasetçi, bilim insanı… İşte yolumuza ışık tutan o güçlü kadınlar.


Refet Angın
Refet Angın, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin ilk kadın öğretmenlerinden. İlk Öğretmenler Günü’nde yılın öğretmeni seçilen, 1982’de emekli olana kadar pek çok okulda öğretmen, müdür yardımcısı ve okul müdürü olarak eğitim veren Angın, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin ilk kadın öğretmenlerinden olarak 90 yaşında verdiği bir söyleşide Atatürk’e karşı görevini yerine getirmiş olabilmeyi istediğini söylüyordu.

Mevhibe İnönü
Kurtuluş Savaşı’nı Malatya, Konya ve İzmir’de yaşayan Mevhibe Hanım, henüz 26 yaşındayken, 24 Temmuz 1923’te Lozan’da imzalanan Barış Antlaşması imza töreninde yeni kurulacak Türkiye devletinin ilk örnek kadını olarak yer aldı. Mevhibe Hanım, savaşla geçen yılların ardından, Cumhuriyet’in ilk başbakan eşi olarak 1925 yılında Ankara’ya geldi.

Mualla Eyüboğlu
Mualla Eyüboğlu, Cumhuriyet’in kuruluş yıllarının ilginç kadın temsilcilerinden... Trabzonlu Eyuboğlu ailesinin tek kızları; ressam Bedri Rahmi ile şair Sabahattin Eyuboğlu’nun kız kardeşi. Kendisini onlarla tanımlamaktan gocunmaz, ünlü olmamayı önemsemezdi. Oysa Türkiye’nin ilk kadın mimarlarındandır. Güzel Sanatlar Akademisi’ni bitirdikten sonra, ‘Köy Enstitüleri’ denilen eğitim seferberliğine katılmıştır. Bir Anadolu âşığıdır o. Gidilecek yere tren yoksa katır vardır mutlaka. Yün şalvarı ve postallarıyla yirmiden fazla Köy Enstitüsü’nün kuruluşunda çalıştı.

Yıldız Moran
Türkiye’nin eğitim almış ilk kadın fotoğrafçısıydı. Memlekete döndüğünde Anadolu’yu köşe bucak dolaşıp fotoğraflar çekti; sergiler açtı, sonra tuhaftır, her şey birdenbire bitti. Şair Özdemir Asaf’la evlenip mesleğini bırakan Moran’ın sanatı, üslubu unutuldu. Ta ki son yıllarda yeniden -ve iyi ki- keşfedilene dek… 2013’te Pera Müzesi’nde açılan ‘Yıldız Moran-Zamansız Fotoğraflar’ sergisinin kataloğu, onu şöyle tarif ediyor: “Işığı büyük bir ustalıkla kullanarak elde ettiği teknik başarısının ötesinde; ruhunu, aklını, kalbini yani kendini de katarak görüntünün izini derinleştirebilmiş bir fotoğrafçı.” Belli ki izini kaybettirmekte de ustaydı.

Samiye Cahid Morkaya
Samiye Cahid Morkaya (1899-1972) Türkiye’nin ilk kadın otomobil yarışçısı. İstinye Köprüsü ile Zincirlikuyu arasında 9.5 kilometrelik bir parkur... Samiye Cahid Hanım (Morkaya) o parkurda yapılan otomobil yarışını 1932’de birincilikle tamamladı. Yarışın ertesi günü tüm gazeteler birinci sayfalarını ona ayırmıştı. Otomobil kullanan kadın sayısının bir elin parmaklarını geçmediği bir dönemde, zorlu bir yarışı erkek sürücülere toz yutturarak kazanan bir kadın...

Halet Çambel
Osmanlı’nın Berlin Büyükelçisi İbrahim Hakkı Paşa’nın torunu, Berlin’de doğup büyüyen Halet Çambel, şövalye romanlarına bayılıyordu. O cılız çocuk, hastalıkları yendi, özendiği şövalyelere benzemek için eskrim öğrendi ve dünya tarihine damgasını vurdu. Hem de iki ayrı alanda... İlk damganın adresi yine Berlin... Suat Fetgeri (Aşeni) ile beraber eskrimde Türkiye’yi temsil ederek, olimpiyat oyunlarındaki ilk Türk kadınları unvanını aldılar. Eskrim sevdasıydı ama meslek olarak arkeolojiyi seçti Çambel, Paris Sorbonne Üniversitesi’ndeki eğitiminin ardından, Atatürk’ün emriyle başlatılan Hitit tarihi araştırmalarına katıldı. Çorum Hattuşaş’ta o güne dek gizli kalmış tabletlerin gün ışığına çıkmasını sağlayanlardan biriydi. Ama hayatını adadığı yer bir başka kazı alanıydı. Osmaniye Kadirli sınırları içerisinde kalan Karatepe’yi kazmaya başladıktan sonra, ömrünün son yıllarına dek oradan neredeyse hiç ayrılmadı. Hitit hiyerogliflerinin çözülmesinde eşsiz bir katkı sundu.


Dilhan Eryurt
Güneş hakkında yanılıyorduk. Bir Türk bilim kadını çıkıp tüm bilim camiasını düzeltene kadar... Güneşin parlaklık ve sıcaklığının gezegenlerin oluşum sürecinde Dünya ve Ay’ın fiziksel ve kimyasal özelliklerine doğrudan etki yaptığını, bilim âlemi büyük ölçüde onun çalışmalarının katkısıyla çözdü. Az iş değil, insanoğlunun 1969’da çıktığı o muazzam Ay yolculuğu bu bilgiler ışığında yapıldı; astronotların orada karşılaşacağı ortam bu çalışmayla etüt edildi. Türk astrofizikçi Dilhan Eryurt’a NASA’nın hemen o yıl, 1969’da ‘Apollo Başarı Ödülü’ vermesi bu yüzden... Dilhan Eryurt, NASA’da çalışan (1961-1973) ilk Türk bilim kadını...

Prof. Dr. Remziye Hisar
Prof. Dr. Remziye Hisar, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kadın kimyacısı. Fransa’nın Sorbonne Üniversitesi’nden mezun olan ilk Türk kadını ve dünyaca ünlü bilgin Madam Curie’nin öğrencisi olmuş tek Türk.

Nesrin Olgun
Nesrin Olgun, Türkiye’nin Manş’ı yüzerek geçen ilk kadın sporcusu. Toplam 15 saat 47 dakika... Nesrin başarıyor. “Kıyıya çıkıp yaklaşık 10 metre yürüdükten sonra toprağa uzandım. O ıslak, o buz gibi toprağın bana ne denli sıcak geldiğini anlatamam. Bir devi yenmiştim...” Azmiyle adını Cumhuriyet tarihine yazdıran Nesrin Olgun bugün genç yüzücüler yetiştirmeye devam ediyor.

Afife Jale
Afife Jale’nin isminin ansiklopedik karşılığı; ‘İlk Türk Müslüman kadın oyuncu’. Güncel hafızadaki yeriyse prestijli bir tiyatro ödülünde. Sadece tiyatro tarihimize değil; kadınların tarihine de iz bırakan Afife Jale, bu iki tanımın da ötesinde bir yerde. Tutku, inat, cesaret dolu bir öykünün kahramanı o.

Cahide Sonku
Yeni rejim her konuda daha önceden bilmediği güzergâhlarda ilerlerken sinema denen yolculuğun duraklarına ‘İlk kadın yönetmen’ unvanıyla Cahide Sonku sayesinde uğradı. O aslında bir yıldızdı. Görüntüsü, varlığı, perdeye aksettirdiği onca imajla gönüllerde ve zihinlerde yer etmişti.

Tülay Tuğcu
Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) 46 yıllık tarihinin ilk kadın başkanı Tülay Tuğcu’nun önü, Ahmet Necdet Sezer Köşk’e çıkınca açıldı. 59’uncu turda Tuğcu o zaman 11 üyeli olan AYM’nin altı üyesinin oyuyla 25 Temmuz 2005’te başkan seçildi.


Filiz Dinçmen
Filiz Dinçmen, ilk kadın büyükelçi. Kadın çalışanlara diğer kurumlardan daha fazla görev veren Dışişleri Bakanlığı’nda esas değişim 1982’de Filiz Dinçmen’in Hollanda Lahey Büyükelçiliği’ne atanmasıyla başladı. Bu mevkiiye bileğinin hakkıyla gelen Dinçmen, 1961’de başladığı mesleğinde Birleşmiş Milletler Daimi Temsilciliği, Tahran Büyükelçiliği ve Ortak Pazar Daimi Temsilciliği’nde zorlu görevlerden geçtikten sonra Türkiye’nin ilk kadın büyükelçisi oldu. İlerleyen yıllarda Avusturya ve Vatikan büyükelçisi olarak da görev yaptı.

Lale Aytaman
Dönemin İçişleri Bakanı Mustafa Kalemli, bir kadını vali olarak atayacaklarını dile getirdiğinde, siyasilerden idarecilere kadar birçok erkek “Kadın vali mi?” tepkisi gösterdi. Ama Lale Aytaman, sadece ilk kadın vali olmadı, bürokrasideki taşları yerinden oynattı.

Gülsün Karamustafa
Gülsün Karamustafa, Türkiye çağdaş sanatının kurucularından biri. Gülsün Karamustafa ressam, hoca, devrimci, sinemacı ve çağdaş sanatçı. Daha 70’lerde yaptığı resimlerde bile hem geleneğin hem de popüler kültürün fena halde farkında bir ressam hemen kendini gösteriyordu. Türkiye’nin hem popüler hem sıradan kadınlarını resimledi. Üniversiteyi bıraktıktan sonra bir dönem sinemada sanat yönetmenliği yaptı, hatta Füruzan’la birlikte bir film de çekti. Böylece sanatta disiplinlerarası çalışmayı içtenlikle benimseyen Türkiye’nin ilk sanatçılarından biri oldu.



Kaynak: www.hurriyet.com.tr