Satürn geri hareketine başlıyor

Satürn 1 Mayıs itibari ile geri hareketine başlıyor ve 19 Eylül’e kadar Oğlak burcunda geri hareket edecek.

Satürn geri hareketlerinde, Her türlü sorumluluklar ve görevler üzerinde çalışmak, gerçeğimizi tezahür etme biçimimizi yeniden yapılandırmanın ve engellere karşı yeni bir tutum izlemenin yollarını bulmayı öğrenebiliriz farkındalığımız doğrultusunda. Öğretmen Satürn’ün geri hareketi Öğretmen Satürn; olgunluğa bilgeliğe ve başarıya ulaşmanın kapılarını açmamızı sağlayan karanlıkları aydınlığa ulaştıran kapının karmik anahtarıdır. Her birimiz için. Nasıl ki Gecenin sabaha erişmesi için bir zaman dilimine ihtiyacı varsa insanın da hayata yolcu olma adına deneyimleri seçimleri yanlışları ve doğruları ile olgunlaşabilmesi için bir zaman gereklidir. Satürn bu yolculuktaki maceramızda seçimlerimizin yanlışlarının zorluğunu doğrularının mükafatlarının güzelliklerini yaşatır bizlere. Olgunluk sabır başarı ve bilgelikte hiçbir zaman için zorlayıcı hayat sınavlarını geçmeden gelmez. Ruhumuzu arındırıp kalbimizin mührünü açıp özü gerçek saflığa ulaştırabilmek için gerekli olan her şeyle karşılaştırır bizleri. Satürn geri hareketlerinde, Her türlü sorumluluklar ve görevler üzerinde çalışmak, gerçeğimizi tezahür etme biçimimizi yeniden yapılandırmanın ve engellere karşı yeni bir tutum izlemenin yollarını bulmayı öğrenebiliriz farkındalığımız doğrultusunda. Öğretmen Satürn’ün geri hareketi süresince bu enerjiyi pozitif şekilde değerlendirebilmek için kendi seçimlerimizden alışkanlıklarımızdan izin verdiklerimizden kaynaklı ruhumuza bedenimize kalbimize verdiğimiz zararları açık yüreklilikle değerlendirmeli uyuttuğumuz benliğimizi uyandırmaya çaba göstermeli çirkinlikleri hastalıklı yanlarımızı arındırmaya şifalandırmaya gayret etmeliyiz. Bizler birey olarak arınmış şifa bulmuş yenilenmiş olduğumuzda kendimize zarar vermeyi bırakır farkındalık kazanır ve bize zarar verenleri işte o zaman yaşamlarımızdan uzaklaştırmayı başarırız.

Şimdi sizlerden bir an için düşünmenizi istiyorum. Her gece uykuya dalıyoruz bilmediğimiz bir aleme kapanıyor gözlerimiz kalbimiz atıyor nefes alıyoruz bedenlerimiz dinlenmeye geçiyor ama uykuda olanları rüyalarımız dışında hatırlamıyoruz o geçişi o süreyi bizler belirlemiyoruz. Dış dünyaya karşı bilincimiz tamamen yada belli bir bölümü kapanmış halde tepkilerimiz yavaş ve ağır uyku halinde nasıl bir halde olduğumuzu bilmiyoruz! Bir nevi her gece ölüyor her sabah yeniden doğuyoruz güne. Ne kadar mucizevi ne kadar kıymetli ve değerli ama bizler aldığımız her nefesin sağlıkla başlanılan günün sevdiklerimiz ile bize sevmeyi öğretenlerin kıymetini nedense hiç bilmiyoruz ve sürekli isyan ediyor daha fazlasını arzuluyor sürekli kendimizi sahip olduklarımızı başkalarının sahip oldukları ile kıyaslıyor, şükretmiyor, fark etmiyor, zamanla yarışıyor, kendimizi benliğimizi değerlerimizi yavaş ya da hızlı bir şekilde yitiriyoruz. Keşkelerimize yenilerini eklemeden \"ah şimdiki aklım olsaydı\" gibi sızlanmadan, daha fazla kaybetmeden uyanabilmek ve kazanabilmek için, işte tam bu anla birlikte hırslarımızı zamanla olan kazanılmayacak yarışlarımızı bırakmalı, sahip olduğumuz güzelliklere şükrederek, Hz. Mevlana’nın söylediği gibi; herkesin bakmadığı yönden bakıp dünyaya sevgiyle yer bulduğumuz yürekleri sahiplenmeli. Her anda manevi zenginliklerin şifasını tüm yaşamsal alanlarımızda etkili kılmaya hazır olmalıyız.