Evliliğe bebek molası

Arkadaşlarımla konuşurken çocuktan sonra evliliklerinin çok değiştiğinden bahsedenler oluyor. Kadınların daha çok beklenti içine girdiği bu dönemde, erkeklerin genelde daha ilgisiz davrandığı sonucuna varıyoruz. Kadın gözüyle değerlendirdiğimizde tabii. Bir de işin erkek tarafı var. Eğer yeni anne baba iseniz çocuklar herkesten ve her şeyden önce geliyor. Çok normal. Gerçi zaman geçse bile çocuklar ikinci plana atılabiliyor mu bilemiyorum. Evlilik sonuçta ilk günkü heyecanıyla devam etmeyebiliyor.  Açıkçası devam edebilir mi orası da biraz muamma. Tüm zamanların en klişe ''Evlilik aşkı öldürür mü?'' sorusu hemen aklımıza geliyor değil mi? İlla bir şeylerin ölmesi mi gerek? Bence ölmüyor daha güzel bir şeye dönüşüyor. O ilk günkü heyecanlar yerini daha sağlam duygulara bırakıyor. Gelişmek, dönüşmek güzel bir şey.  Dönüşüm karı koca olarak beraber olunca anlamlı bir hal alıyor. Peki, bebekten sonra evliliğe ne oluyor? İstanbullu Gelin dizisindeki ''Faruk Boran'' karakteri gibi her gün ayrı bir sürprizle ortaya çıkan erkekler, nasıl oluyor da çocuktan sonra ilgisiz birine dönüşüyor?  Ya da biz kadınlar çok beklenti içine mi giriyoruz? Erkekler bu dönemlerde ne hissederler?  Psikolog Tuğçe Yılmaz ile çocuktan sonra dönüşen evliliği, kadın ve erkeğin yeni rollerine adaptasyon sürecini ele aldık. Velhasıl emek ve karşılıklı anlayış olmadan hiçbir çıkar yolun olmadığı burada da karşımıza çıkıyor.  

-Bebekten sonra çiftlerin duyguları ne yönde değişir?
Evlenmek ilişkinin yalnızca kâğıt üzerine dökülmüş hali, sevgililikten, nişanlılık döneminden sonra aynı evin içine girdiğiniz birlikte yaşama şekli. Çocuk ise evlilikte milat. Çünkü çocuktan sonra karı koca olan kadın ve erkeğe, annelik ve babalık sıfatları da ekleniyor ve annelik babalık ne kadar hazır olsanız da yaşanarak öğrenilen bir şey. Birden bire yeni bir bireyden sorumlu olmak tabii ki ilişkiyi bir dönüşüm içine sokuyor. Bu değişikliği avantaja çevirip tam bir aile olmanın keyfini yaşayanlar da var tam aksine çocuktan sonra tamamen ikili ilişkiyi yıpratan ve sonlandıran süreçler de var. Bu tamamen yeni rolleri kabul edebilme ve sindirmeyle alakalı bir durum.

-Bir bebek erkeğin dünyasını nasıl etkiler?
Aslında bunu bir erkeğe sormak gerek ama ben gözlemlediğim kadarını anlatayım. Sorumluluklarını arttırır. Kendisinden önce bir başka bireyin olduğu gerçeğiyle karşılaşır. Çocuk gelene kadar annenin önceliği olan baba bebeğin (Özbakım, emme gibi birçok ihtiyacı sebebiyle) zaman zaman ikinci planda olduğunu hissedebilir. Annenin değişimini zaman zaman anlamlandıramazken babalığı öğrenmeye çalışır. 

Peki, kadının dünyasında ne gibi değişiklikler meydana gelir?
İşte burada söylenecek çok şey var. Tabii ki baba da ebeveyn ama annenin yani kadının değişimi çok daha büyük ve radikal oluyor. Bir kere hamilelikten itibaren değişen hormonlar, değişen fizyoloji ile kadının değişimi başlar. Aynı zamanda salgılanan annelik duygusu, kadına yüklenmiş görevler, anneden beklentiler, toplum baskısı derken kadın tamamen bir dönüşüm sürecine giriyor. Bu zaman zaman anneyi fazlasıyla etkiliyor ve doğum sonrası depresyonlar görülebiliyor. Yani kadın birden bire anne oluyor ve o andan sonra bence kocası dâhil tüm toplumun ona yükledikleri ve beklentileri değişiyor.

Anne baba olduktan sonra çiftler sağlıklı bir ilişkiyi nasıl kurabilir? 
Anne baba olmak evet güzel ama hayattaki tek rolünüz anne baba olmak gibi davranırsanız, dinamikleri olan bir ilişkiyi zedelersiniz. Siz hem anne baba hem karı koca hem evlat hem arkadaşsınız. Bunların hepsine zaman ayırmak gerekli. Eğer sadece çocuğa odaklanır ve eşinizi ihmal ederseniz ilişkiniz zedelenir. Çiftlerin kendilerine birey olarak vakit ayırmaları çok önemli, zaman zaman anneanne ve babaannelerden destek alıp kendilerine özel alan yaratmak, birlikte evden uzaklaşıp etkinlikler yapmak ilişkiyi dinamik tutacaktır. Tüm ilişkiler emek ister. Bu yola birlikte çıktığınızı bilmek ve bebeğin tüm süreçlerinde eşlerin birbirlerine yardım etmesi de ilişki anlamında onları yakınlaştıracak ve ortak bir paydada birleştirecektir.

Kimse boşanmak için evlenmiyor. Uzun bir evlilik için çiftlere neler tavsiye edersiniz?  
Öncelikle saygı denir evet o çok önemli ama bence öncelikle sevgi. Dünyada sevginin açamayacağı bir kapı yok. İyileştiremeyeceği bir yara yok. Sevgi temelli olan evliliklerde bir de karşılıklı saygı varsa, ilişkide herkes birey olabiliyor ve birbirinin özel alanlarına saygı duyuyorsa, evin ve varsa çocuğun sorumluluğu birlikte göğüsleniyorsa, bu evlilik sağlam temeller üzerine kurulmuş demektir. Yani kısacası eski bir tabirle iyi günde kötü günde, hastalıkta sağlıkta birlikteyse bu insanlar evet doğru temeller atılmış demektir.