Anasayfa / Blog

Merhabalar efendim :)

Merhabalar efendim;

Sizlerle ilk tanışma için daha uzun ve detaylı bir yazı hazırlamak isterdim ama bu ilk köşe yazarlığım aynen şöyle başladı. İki gün önce sizlerin zaten çok iyi bildiği ve sevdiği benim de hem yüreğini hem kalemini çok sevdiğim arkadaşımın sosyal medya hesabına bir yorum yazdım. Ve ondan sonra aramızda şu mesajlar yazıldı.

- Canımmmm nasılsın. Kadınım.com da yazı yazmak ister misin köşen olsa :) hatta senin YouTube videolarını da yükleriz, köşe yazarı olacaksın yani, ne güzel olur kalplere iyi gelirsin. Ben de yazacağım yemek ve hayat

Bu beklemediğim teklif karşısında yaklaşık on dakika ne cevap vereceğimi bilemeden telefona bakarken buldum kendimi. O an aklımdan geçen bir sürü düşüncenin de farkına vardım ama zihnim bana bir şey daha söylüyordu “hemen cevap yaz ayıp olacak” veee ilk sorumu korkarak sordum

- Ne sıklık ile?

- Haftada bir nasıl ya da istediğin kadar.

Aman tanrım ben ayda bir için bile ürkerken haftada bir nereden çıktı!!! Aman Sinem kabul etmeden sor sor kafandaki tüm soruları sor söz verip yapamamak rezil olmak da var.

- Belki her hafta söz vermek beni zorlar ama bir deneme yapayım. Ne uzunlukta olmalı? Spesifik bir konu var mı?

- Canım spesifik bir konu yok ama her hafta bir yazı önemli çünkü okuyucu kitlen oluyor ve bekliyor. İstediğin her şey olur. Belki deneyimlerin bile Doğan Cüceloğlu hep anlatır hani. Yada hayat, Ya da düşüncelerin, serbest yani ne istiyorsan, kalemine dile gelecek inanıyorum. Bu arada sizin videolar da olur

- Ok ben bir hazırlık yapayım. Ne uzunlukta yazacağım? (haha heyecandan aynı soruyu bir kez daha sormuşum o an farkında bile değilim)

- Canım normal bir yazı düşün köşe yazısı

- Benim kalem senin gibi kuvvetli değil ama elimden geleni yapayım (İşte beni o an duraksatan esas düşünceler !!! Y a onun kadar iyi yazamazsam??? İnsanlara iyi gelemezsem?)

- Sen dene. Deneye deneye en güzeli olacak. Gördüm ben o ışığı

- Ben de öyle dedim zihnime zaten. En büyük başarılar başarısızlıklardan oluyor ey zihnim. İşte ilk konum hazır mı ne??

- Aynen süpersin budur! İnsanlara iyi geleceksin bunu biliyorum.

Buraya kadar her şey tamam teklif geldi, beni adım atmaktan alıkoyan düşünceyi de buldum, eh arkadaşım da bana güvenmiş elimden gelenin en iyisini yaparım, tamamdır bir şeyler yazarım İstanbul’a döner dönmez diye düşünerek uykuya daldım. Aradan bir gün geçmeden bir mesaj daha gelmez mi!

- Canım yarın açılıyor site, resmin ve yazın lazım Bahar seni arayacak

- Amanın yarına nasıl yetiştireyim?

- Kalbinden geçeni yaz. Bu da böyle olsun.

Bir iş için İstanbul dışındayım ama gelmişken ailemi de görmek istedim ve bizim memleketin (ki burası ile ilgili de bolca yazı çıkar) tabiri ile maa aile yemekteyiz, bilgisayarım yok daha da önemlisi konu yok! Hadi be kızım korkma dedim kendime, bu kadar güzel fırsat belki de bir daha eline geçmez hem ne diyorum her konuşmamda, başarısız ola ola başarılı olmayı öğreneceksin.

Kendimi tanıtayım, ben Sinem Bilgen efendim. Bu köşede elimden geldiğince, dilimin döndüğüce sizlerle beraber olacağım. Daha detaylı tanıtımı ise ilerleyen haftalarda sizlere yazacağım. İlk yazımda hazır özgeçmiş gönderip kolaya kaçmak istemedim ve alelacele açtırdığım bir arkadaşımın ofisinden size bu satırları yazdım ve son düzeltmeleri ise sabah 02.45’de kapkaranlık bir odada yine ödünç bulduğum bir bilgisayarda kimseyi uyandırmamak için özen göstererek yazıyorum.

Bana bu cesareti verdiğin ve kendimden fazla güvendiğin için teşekkürler sevgili arkadaşım Özlen, umarım gerçekten insanlara iyi gelebilirim. Biraz daha uzatırsam gerçekten de yetişmeyecek. (aklımdan geçen bu) Kalbimden geçene gelince; Burada olmak beni heyecanlandırıyor, ürkütüyor, geriyor ve ben tüm bu duygularıma, aklımdan geçen bir yığın düşüncelere rağmen yazmayı seçiyorum. Hiç yazmamaktan ya da kolaya kaçmaktansa içimden geleni yazmak daha doğru olacaktı. Bu da öyle olsun. 

Hoş buldum Efendim.

Sevgi ve Saygılarımla.


Sizin İçin Seçtiklerimiz


Sinem Bilgen

Yazar

© Copyright 2019 Kadınım.com