Anasayfa / Blog

Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol

Bu haftaki konum da kendiliğinden gelişti. Yazıp yazmama konusunda çok git gel yaşadım ve sonunda yazma kararı aldım. Yaşım, mesleklerim, tecrübelerim ne olursa olsun benim hala kolay alınma, kolay kanma ve kolay affetme gibi bir huyum var. Evet, eskisi kadar kolay ve çabuk olmasa da küslük, soğukluk, gerginlik sevmiyorum sevemiyorum. Bu hisler bana ağır geliyor. Uzatmadan anlatayım. Size kuzenlerimden bahsetmiştim çocukluk ve genç kızlığımda öz abimden bile daha çok zaman geçirdiğim kardeşim kadar sevdiğim dayımın kızları. Küçük kuzenim işinden ayrıldıktan bir süre sonra ablası ile birlikte pijama ve plaj kıyafetlerinden oluşan bir marka yarattılar ve bunu tanıtmak için çeşitli kermeslere katılıyorlar. İşte geçen Pazar bu kermeslerden biri için Göktürk’te idiler. Hava güzel olunca ben de kızımı aldım ve yanlarına gittim. Moralleri pek iyi değildi bekledikleri katılım da, satış da yoktu ben de moral vermeye çalışıyorum işte “çok yenisiniz, yılmayın, hemen olmaz ama olacak vs vs vs” ama bir yandan da ben ne yapabilirim diye düşünmüyor da değilim. Gelen giden falan derken kapıda ve içeride bir hareketlilik oldu. Biz de merak ettik yan standa sorduk “aaa neyse XX geldi alışveriş de sever sayfasında bir resim koysa yazsa yeter” dedi. XX’mi dedim? “harikaaaa bir haber Allah’tan başka şey isteseydim keşke. XX benim Adana’dan arkadaşım yıllarca aynı dershaneye gittik aynı mahallede oturduk, kardeşlerinden biri ile ailecek görüşüyorum. Bizim Adana’mızın toprağı hem ziraat hem insan konusunda bereketlidir. Birçok sanatçı ve ünlü kişi var Adana’lı işte XX de onlardan biri. O kendi alanında isim yapmış başarılı bir kadın. Ayrıca biz Adana’lılar hemşerimizi de her zaman ayrı tutarız. Ben hemen yanına gittim beni görür görmez gülümsedi sarıldık öpüştük ve; 

- Hoş geldin nasılsın görüşmeyeli, uzun zaman oldu.

- Aaaa iyiyim, yoğun seyahat, koşturmaca sevindim seni gördüğüme sen burada ne yapıyorsun?

- Kuzenlerimin standı var onları görmeye geldim gel bekleriz, seviniriz.

- Harika gelirim mutlaka.

- Tabii seviniriz bekleriz.

O bir yandan beraber geldiği arkadaşları ile sohbet ederken resim çektirmek için rica edenleri de kırmıyordu ve menajeri olduğunu düşündüğüm kişi ise önden tek tek standları gezmeye başladı. Ben ise kuzenlerimin için çok büyük bir iş ve iyilik yaptığımı düşündüğüm için hava mı ata ata yanlarına geldim.

- Şanslı gününüzdesiniz hem ben geldim hem de tesadüf arkadaşım XX burada. Kimseden almasa sizden alır çok içten ve samimidir.

- Hadi inşallah

- Ama siz de bir hediye yapın rica edeceğim. Ne alırsa beğendiği bir taneyi de siz hediye edin sakın pintilik etme bak.

- Ahahaa tamam deli kız tamam.

Menajer bizim standa geldi pijamalara baktı fiyat sordu biraz suratını ekşitti sonra diğer standa geçti. Arkadaşım standları gezmeye başlamıştı, bir ara göz göze geldik ben de gülümseyerek elimle gel gel buradayız dercesine el salladım. XX önde elinde para dolu zarfıyla menajer yanında önümüzdeki plaj elbise ve peştemalleri satan kişiden bir şeyler aldı resimler çektirdi sonra bizim yanımıza geldi. Ürünleri dikkatlice inceledi, beğendiğini ima eden jestler yaptı ve fiyatını sordu o sırada menajer (ben neden mi taktım menajere çünkü arkadaşıma konduramadığım şeyi ona yüklemeye çalışıyorum da ondan) kulağına bir şeyler fısıldadı. Arkadaşım

- Fiyatlar biraz yüksek geldi ben aynı fiyata uzak doğudan ipeğini alıyorum. demez mi?!!

Hopalaaa bu laf da nereden çıktı biz ne bekliyorduk ne oldu diye düşünürken aynı zamanda azıcık abondene olmuş şaşırmış, kuzenim sesi çatallaşmış şekilde (ya da bana öyle geldi sormadım bile) kumaşların ithal olduğunu ve döviz üzerinden olunca da maliyetlerin yükseldiğini açıklamaya çalışıyordu. Şaşkınlığımı hemen atıp lafa atıldım bir yandan arkadaşımın sırtını okşarken diğer yandan kuzenime hadi konuştuğumuzu unutma dercesine kaş göz yapıyordum. “Aaaa üzmeyin benim arkadaşımı yapın bir indirim” dedim. Benim arkadaşımdı ya hem ona hem de kardeşim gibi sevdiğim kuzenlerime karşı onore olacaktım sözde.

- Neyse ben biraz daha gezeyim gelirim gene. Dedi ve hızlıca diğer standa geçti.

Nasıl yani??? Şaka mı??? Bu fiyatlar gerçekten pahalı mı bilemem pek sanmıyorum bildiğim diğer markalarda da üç aşağı beş yukarı benzer fiyatlar ama emin olduğum şey onun alamayacağı bir fiyat değil. Hele ki kendini her ortamda, bu kadar dost canlısı, kadın destekçisi, Adana sevdalısı gibi gösteren çok da iyi kazanan biri için hiç değil. Kaldı ki azıcık pahalı olsa ne olacak. Senin için pek bir şey fark ettirmez ama bir kerecik alman paylaşman bu iki insan için çok şey değiştirebilir.

- Peki gel bekleriz!!

dedim ama çok şaşırmış, kırılmış mahcup olmuş bir şekilde diğerlerini gezmesini, hemen hepsinden bir şeyler almasını resimler çekip sosyal medya hesaplarında paylaşılmasını dikkatle ve üzülerek izledim. Kuzenlerime diyecek bir söz bulamadım açıkçası. Biraz fazla dikkatli belki de alınmış şekilde bakmış olacağım ki bir ara eliyle işaret edip “sizinle de resim çektirelim” dedi. Hah neyse hatamı telafi ederim böylece dedim kendi kendime ama dur bir dakika ya neden benim hatam olsun? Aynı durumda ben olsam değil bir birkaç tane alır almasam bile emin olun paylaşırdım. Alışveriş sürerken bizler de bir yandan sohbet edip diğer yandan onu izliyorduk. Gezdi gezdi bol bol alışveriş yaptı sonrasında ise bize tekrar uğramadan kahve bölümüne geçtiler. Umudumu yitirmemiştim benim tanıdığım (ya da tanıdığımı sandığım!!! Öyle olmasına inanmak istediğim) XX bize uğramadan gitmezdi. “Saf Sinem ne olacak bu kadar enim olma herkesten” diye yorumunu hemen yaptı zihnim. Ben biraz daha kaldım hem kuzenlerimle sohbet ettim hem alışveriş yaptım hem de belki gelirse ben de yanlarında olayım diye vakit geçirim ama nafile. Geri gelmeye tenezzül dahi etmedi bol bol resim çektirdi, gelen geçenle sohbet etti, güldü eğlendi.

Bu kadar şeyin üzerine ben mi ne yaptım? Kendi diğer standları gezmeyi bitirip kahvesini içmeye oturmuştu benim ise gitmem gerekiyordu. Çıktığım kapıya arkaları dönüktü direkt gidebilirdim ve zihnim bana “ne gereği var gördün işte neler oldu, kuzenlerine rezil oldun, ağzının payını aldın çek git yalaka mısın kızım sen hala gideceksin yanına ezik ezik” dedi gerçekten ve ben kızımla birlikte arabama yönelmişken tüm bu düşüncelerim ile durdum ve bir karar vermeye çalıştım. Kolay olmadı hayal kırıklığına uğramıştım ve kendi kendime dedim ki “teşekkürler zihnim sen ne dersen de ben çekip gidersem kendimi daha da rahatsız hissederim” hiç bir şey olmamış gibi yanına gittim öptüm ve vedalaştım haaa zihnim durmadı “kuzenlerine bunu yapan birine hala neden gittin kuzenlerine ayıp ettin” dedi ama arabama bindiğimde bu şekilde daha huzurluydum. Onun davranışı benim sevecenlik, destekleyicilik, dürüstlük gibi değerlerime çok aykırı davranmış olsa da ben bir diğer değerime göre davranmayı seçtim. “Rızkı veren Allah” dedim tırnağın varsa kendi başını kaşı, çalışkan, dürüst ve içten ol. Bir şey daha söyledi ve uyardı “herkesi kendin gibi düşünüp hemen aceleci davranıp başkası adına konuşma Sinem sonra mahcup olursun” Ne umdum ne buldum hiç beklemediğim bu tavır karşısında şaşkındım, kırgındım, kızgındım ben insanların göründüklerinden fazla mı abartıyorum acaba? Çünkü bu his bana çok tanıdık gelmişti. Olsun benim değerlerimden biri bu insanlara faydalı, şefkatli olabilmek bu uğurda bazen enayi yerine konuluyorum farkındayım ve değiştirmek istemiyorum isteseydim 40 yaşımdan sonra yeniden öğrenci olup insanları daha iyi tanıyabilmek yardım edebilmek adına yeniden öğrenci olmaya öğrenen olmaya karar vermezdim.

Sağlıcakla kalın efendim…


Sinem Bilgen

Yazar

© Copyright 2019 Kadınım.com